Ne kutsal bir şeydir emek ile yorularak üretmek..

Ne sıcak ve huzurlu bir şeydir alın teri ile kurulan bir sofraya oturabilmek..

İşte, böyle bir emeğin temizlik kokusu, yeni yıkanmış çarşaf kokusundan, kitap kokusundan ve yağmur yağdıktan sonra ortaya çıkan toprak kokusundan bile daha güzeldir..

Böylesine kutsal ve onurlu bir mesleği yaparak, yeraltı kaynaklarımızı insanlığın ve ülkemizin hizmetine sunan vefakar ve cefakar madencilerimize bir vefa borcumuzun olduğu yadsınamaz bir gerçektir.

Yerin metrelerce altında verilen mücadeleyi, birlikteliği ve dayanışmayı başka hiçbir alanda görmek mümkün değildir. Madencilik zor ve meşakkatli bir meslektir.

Bindiği ambulansın sedyesi kirlenmesin diye çizmelerini çıkarmaya çalışan o aslan yürekli madencilerimizi, Soma’yı, Zonguldak’ı, Ermenek’i ve dahasını unutmadık asla da unutmayacağız.

 

        Bu duygu ve düşüncelerle böylesine onurlu bir mesleği ifa eden tüm madencilerimizin “4 Aralık Dünya Madenciler Gününü” kutluyor, bu uğurda yaşamını yitiren madenci şehitlerimizi rahmetle anıyor, tüm maden emekçilerine aileleri ile birlikte sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir yaşam diliyorum.