Devletimizin mimarı, kurtuluş mücadelemizin komutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü; ebediyete intikalinin 79. yıl dönümünde rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyor olmanın hissiyatı içerisindeyiz.

Mukaddes vatanımızda bir güneş gibi parlayan bağımsızlık ve özgürlük meşalesi, hiç şüphesiz Atatürk’ün azmi, kararlılığı ve milletine olan inancı sayesinde ülkemizin üzerine çöreklenen karanlığı aydınlatmıştır.

        Atatürk, sahip olduğu mücadele ruhuyla milletimizin makûs talihini değiştirmiş, yediden yetmişe milletimizin bütün dinamiklerine de aşıladığı bu ruhla sadece Aziz Milletimiz için değil, bütün mazlum milletler için timsal-i cesaret bir lider olmuştur.

        Her 10 Kasım’da aziz milletimizin kalbinde ve manevi dünyasında bir hüzün hasıl olsa da 10 Kasımlar ayrıca, milletimizin düşünce dünyasında çok büyük anlam ve önem ifade etmektedir.

        Bugün, Ulu Önderi anlamak ve onun aziz hatırasına ve bıraktığı mirasına sahip çıkmak; hürriyete, demokrasiye, hiçbir şartta taviz vermediğimiz vatan toprağına sadakatten; Türkiye Cumhuriyeti’ni muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarma azmi ve kararlılığından geçmektedir.

        Atatürk’ün, “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır." sözlerinde hasıl olan bu şuur ve dirayetle milletine emanet ettiği Cumhuriyetimizi, onun millî ve manevi unsurlarını, atiye güvenle taşıma şiarımız en büyük teminatımızdır. Bu şiar bizlere, istikbalde vuku bulabilecek tüm sorunların üstesinden gelmek için güç ve ilham kaynağıdır.

        Bu duygu ve düşüncelerle, vefatının sene-i devriyesinde Aziz Atatürk’ü, Kahraman Silah Arkadaşlarını, tüm Şehitlerimizi ve aramızdan ayrılan Gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum.

Ruhları şad olsun.

Recep HASAR
KAYMAKAM