10 Aralık 1948 tarihinde Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen ‘’İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’’ tüm Dünya’da olduğu gibi ülkemizde de 10 Aralık İnsan Hakları Günü olarak kutlanmaktadır.

BM’nin almış olduğu bu karar maalesef kağıt üzerinde kalmış, işlerine geldiği zaman insan hakları savunucusu olmuşlar, işlerine gelmediği zamansa üç maymunu oynamayı tercih etmişlerdir.

İngiltere’nin Hindistan’da yapmış olduğu katliamlar, Fransa’nın Cezayir ve Ruanda’da yapmış olduğu katliamlar, Hitler Almanyasının ve Faşist Mussolini’nin yaptıkları, ABD’nin Japonya’da yapmış olduğu atom bombası katliamı, Sırpların yapmış olduğu Boşnak katliamları, Irak, Suriye, Yemen ve diğer katliamlar hangi vicdana hangi insan haklarına sığınılarak yapıldı acaba ?

Suriyeli kardeşlerimize sınırlarında çelme takarak yerlerde sürüyenlerden, mültecilerin donarak ölmesine sebep olanlardan insan hakları konusunda ders alacak değiliz.

İnsan Hakları konusunda söz söyleyecek son medeniyet ! bu çerçevede Avrupa olsa gerek..

Topkapı Sarayı’nın kapısında yazılı olan Ya Valiyete Külli Mazlum (Mazlumların Sığınağı) mesajı çerçevesinde hareket ederek hoşgörüde, insana verilen değerde, misafirperverlikte, adalette, mazluma ve yetime sahip çıkmada tüm dünyaya her daim örnek olan necip ecdadımızın bizlere bırakmış olduğu mirası daha da ileriye taşıma gayreti en temel vazifemiz olsa gerek.

Bu çerçevede, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü 70.yıldönümünün insanlık tarihine kara birer leke olarak geçen yukarıda ifade edilen birçok olaya imza atan, bizlere İnsan Hakları’nda örnek olmaya ve rota çizmeye çalışan Avrupa Medeniyetinin ! anlaşılmasına vesile olması temennisi ile tüm vatandaşlarımıza saygılarımı sunuyorum.